Okulda Meydana Gelen Olayda İdarenin Sorumluluğu

06.07.2026
237
Okulda Meydana Gelen Olayda İdarenin Sorumluluğu

Devletin kamu hizmeti olarak sunduğu eğitim faaliyetleri, öğrencilerin bedensel ve ruhsal bütünlüklerinin korunması sorumluluğunu da beraberinde getirir. Bu çerçevede, okulda meydana gelen kazalarda öğrencinin zarar görmesi durumunda, idarenin hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu gündeme gelebilir.

Devlet okullarında meydana gelen kazalarda zarar gören öğrenci veya velileri idareye karşı tazminat – tam yargı davası açabilir.

Tam yargı davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi kapsamında düzenlenmiş olup, idari eylem veya işlemler nedeniyle kişisel hakları ihlal edilen kişilerin uğradıkları zararların tazmini amacıyla açılan dava türüdür.

  • AY m.125/son: “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
  • İYUK m.2/1-b: Tam yargı davaları, idari eylem veya işlemden kaynaklanan zararların giderilmesi istemiyle açılır.

İdarenin Sorumluluğunun İrdelenmesi

– Hizmet Kusuru

Okul, eğitim hizmetini sunarken öğrencilerin can güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Gözetim eksikliği, tehlikeli ortamların önlenmemesi veya personel ihmali durumunda hizmet kusuru doğar.

Örnek:

  • Öğrencinin denetimsiz bir alanda oyun oynarken düşüp yaralanması
  • Merdivenlerde kaygan zemin nedeniyle oluşan kazalar
  • Denetimsiz spor faaliyetleri sırasında oluşan sakatlanmalar

– Kusursuz Sorumluluk

Bazı durumlarda idare, kusuru olmasa bile riziko (tehlike) sorumluluğu veya fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca tazminle yükümlü olabilir.

Dava Süreci

Ön Koşul: İdareye Başvuru

İdari eyleme (örneğin kaza) dayalı tam yargı davası açmadan önce idareye başvuru şartı aranır (İYUK m.13). Zarar gören, olaydan itibaren bir yıl içinde ve her hâlükârda beş yıl geçmeden ilgili idareye başvurarak tazminat talebinde bulunmalıdır.

Başvuruya Cevap, Red, Zımni Red

İdare başvuruyu reddedebilir. Veya idare başvuruya 30 gün içinde cevap vermezse zımnen reddetmiş sayılır. Bu durumda başvurucu red tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açabilir.


Tazminatın Kapsamı

6.1 Maddi Tazminat

  • Güç kaybı
  • Tedavi giderleri
  • Kazanç kaybı
  • Gelecekte oluşacak ekonomik zararlar

6.2 Manevi Tazminat

  • Öğrencinin fiziksel/psikolojik travması
  • Kalıcı hasarlar nedeniyle duyulan acı ve elem

EMSAL KARARLAR

Danıştay 8. Dairesi 2021/995 E. , 2021/1312 K. Sayılı emsal kararında;

“… Bakılan davada; davacının çocuklarının okulda ders arasında, merdiven korkuluklarından kaymak istediği sırada arkadan başka bir öğrencinin itmesi sonucu dengesini kaybederek yere düştüğü ve bu düşme sonucu karın ağrısı şikayeti ile ailesi tarafından hastaneye götürülmesi sonucunda dalağının alınması olayında, idarenin bu zararın oluşumunda doğrudan etkisi bulunmamakla birlikte, öğrencinin okul idaresinin gözetim ve denetiminde bulunduğu süre zarfında meydana geldiği göz önüne alındığında, davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca zararı tazmin sorumluğu bulunmaktadır.

Bu durumda, öğrencinin okul idaresinin gözetim ve denetiminde bulunduğu süre zarfında meydana gelen olay sonucu oluşan mevcut zararın, idarenin kusursuz sorumluluğu kapsamında gerekli araştırmalar yapılarak olay sebebiyle davacıda oluşan zararın tespiti için dosyanın gerekirse adli tıbba gönderilmesi ve sonrasında tazminat miktarlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle maddi ve takdir edilecek manevi zararın mahkemece tazminine karar verilmesi gerekir …” açıklama ve hükmü bulunmaktadır.

Danıştay 8. Dairesi 2015/14517 E., 2017/896 K. Sayılı emsal kararında;

“İdarenin kamu hizmetinin yerine getirilmesinde kusuru olmasa bile okulda meydana gelebilecek olan zararlardan sorumlu tutulması hukukun genel ilkeleri ile hak ve nesafet kuralları gereğidir. Bu durumda, okul bahçesinde basketbol oynayan öğretmenin geri geri gitmek suretiyle davacı öğrenci ile çarpışması sonucu meydana gelen olay nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca zararı tazmin sorumluluğu” bulunduğuna hükmetmiştir.

Danıştay 8. Dairesi 2009/615 E., 2011/6305 K. Sayılı emsal kararında;

“… bir öğrencinin parmağını bahçe kapısına sıkıştırması olayında okul saatlerini dikkate alarak “bu durumda, okul ders saati içerisinde meydana gelen olay nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca zararı tazmin sorumluluğu … Bulunduğuna,” hükmetmiştir.

Danıştay 8. Dairesi 2010/940 E., 2012/10038 K. Sayılı emsal kararında;

“… teneffüste kapıya parmak sıkışması olayında “bu durumda, teneffüste meydana gelen olayda idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca zararı tazmin sorumluluğu olduğuna …” hükmetmiştir.

Danıştay 8. Dairesi 2005/110 E., 2016/442 K. Sayılı emsal kararında;

“okulun bahçesindeyken kim tarafından atıldığı belli olmayan taşın çarpması sonucu sağ gözünün görme yeteneğini tamamen yitirmesi nedeniyle ilk derece mahkemesinin, kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazminata hükmettiği” kararını onamıştır.

Danıştay 8. Dairesinin 2014/7466 E., 2015/1717 K. Sayılı emsal kararında;

“…Uyuşmazlık konusu olayda, lise öğrencisi olan davacının okul bahçesinde teneffüs esnasında başka bir öğrencinin elindeki ajanda kapağı olarak tanımlanan mukavva parçasını rastgele fırlatması sonucu gözüne isabet etmesi neticesinde bir gözünde görme kaybı oluştuğu, davacının bir gözünde görme kaybına yol açan olayda mukavva fırlatan öğrencinin mukavva parçasını olay meydana gelmeden önce de birkaç kez rastgele fırlattığı; nöbetçi öğretmenin nöbet süresince görev yerinde bulunması halinde fark edilip önlenebilecek bir olay iken, görev yerinde bulunmaması nedeniyle önlenemediği, olay sonrasında da ne nöbetçi öğretmenin olaya müdahale ettiğine ne de okul idaresinin olaydan haberdar edildiğine ilişkin tutulmuş bir tutanak olmadığı, okul idaresinin de bu durumu 20-25 gün sonra öğrendiğini belirttiği, olayın idarenin denetim ve gözetim görevinden kaynaklanan yükümlülüklerini tam anlamıyla yerine getirmemesi sonucu meydana geldiği, gözetim ve denetim görevini yerine getirmiş olsaydı olayın engellenebileceği anlaşılmaktadır. / Bu durumda, idarenin faaliyet alanı ile ilgili olarak önlemekle yükümlü olduğu halde önleyememesi nedeniyle oluştuğu anlaşılan mevcut zararın, hizmet kusuru kapsamında gerekli araştırmalar yapılarak davacıda oluşan görme kaybının oranının tespiti için adli tıbba gönderilmesi ve sonrasında tazminat miktarlarının belirlenmesi adına bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle maddi ve manevi zararın mahkemece tazmin edilmesi gerekir” açıklama ve hükmü bulunmaktadır.

Bu hususlarda başka emsal kararlar da mevcuttur.


YAZAR BİLGİSİ