Hizmet Tespiti Davası Nedir?

15.07.2026
162
Hizmet Tespiti Davası Nedir?

Sosyal güvenlik hakkı, Anayasa’nın 60. maddesinde güvence altına alınan temel sosyal haklardan biridir. Bu hakkın etkin biçimde kullanılabilmesi, işverenlerin sigortalı çalıştırdıkları işçileri eksiksiz ve süresinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirmelerine bağlıdır. Ancak uygulamada bazı işverenlerin işçileri hiç bildirmemesi, eksik gün bildirmesi veya sigorta girişini gerçeğe aykırı tarihlerde yapması nedeniyle sigortalıların prim gün sayıları eksik görünmekte ve sosyal güvenlik hakları zarar görmektedir.

Bu tür hukuka aykırı uygulamaların giderilmesi amacıyla hukuk sistemimizde “hizmet tespiti davası” düzenlenmiştir. Hizmet tespiti davaları, sigortalının fiilen çalıştığı hâlde SGK kayıtlarında yer almayan çalışma sürelerinin mahkeme kararıyla tespit edilmesini sağlayan, kamu düzeniyle yakından ilgili dava türlerinden biridir.

I. Hizmet Tespiti Davasının Hukuki Dayanağı

Hizmet tespiti davalarının temel hukuki dayanağını 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesi oluşturmaktadır. Bunun yanında mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79. maddesi de uzun yıllar uygulamaya yön vermiş olup, bu döneme ilişkin uyuşmazlıklarda önemini korumaktadır.

Söz konusu düzenlemeler uyarınca, işveren tarafından Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirilen çalışmaların mahkeme kararıyla tespit edilmesi mümkündür.

II. Hizmet Tespiti Davasının Amacı

Bu davanın temel amacı;

  • Sigortalının fiili çalışma sürelerinin belirlenmesi,
  • SGK kayıtlarının gerçeğe uygun hâle getirilmesi,
  • Sigortalılık haklarının korunması,
  • Emeklilik, malullük ve ölüm sigortası haklarının güvence altına alınması,
  • Sosyal güvenlik sisteminin kayıt dışı istihdamdan korunmasıdır.

Dolayısıyla dava yalnızca bireysel menfaatleri değil, aynı zamanda kamu düzenini de ilgilendirmektedir.

III. Davanın Tarafları

A. Davacı

Davayı;

  • Sigortalı işçi,
  • Ölümü hâlinde hak sahipleri,
  • Belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde mirasçıları

açabilir.

B. Davalı

Dava;

  • Çalışmanın geçtiği işveren,
  • Gerekli hâllerde işverenin mirasçıları veya tüzel kişilik halefleri

aleyhine açılır.

Uygulamada Sosyal Güvenlik Kurumu da davada taraf olarak yer almakta ve verilen kararın uygulanması bakımından sürece katılmaktadır.

IV. Davanın Konusu

Hizmet tespiti davasının konusu;

  • Sigortasız çalışmalar,
  • Eksik bildirilen çalışma süreleri,
  • Eksik gün bildirimi,
  • Gerçek ücretin düşük gösterilmesinden bağımsız olarak fiili çalışma süresinin belirlenmesi,

gibi hususlardır.

Bu davada mahkeme, işçinin gerçekten çalışıp çalışmadığını ve çalışmanın hangi tarihler arasında gerçekleştiğini araştırır.

V. Davanın Açılma Şartları

Hizmet tespiti davası açılabilmesi için;

  • İş ilişkisinin fiilen kurulmuş olması,
  • Çalışmanın hizmet akdine dayanması,
  • Çalışmanın SGK’ya hiç bildirilmemiş veya eksik bildirilmiş olması,
  • Kanunda öngörülen hak düşürücü süre içerisinde dava açılması

gerekmektedir.

VI. Hak Düşürücü Süre

5510 sayılı Kanun uyarınca hizmet tespiti davaları, çalışmanın geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır.

Ancak Yargıtay uygulamasında;

  • İşveren tarafından işe giriş bildirgesinin verilmiş olması,
  • Çalışmanın Kurum kayıtlarına kısmen yansımış bulunması,
  • Kurumun çalışmadan haberdar olması,

gibi durumlarda hak düşürücü sürenin uygulanmasına ilişkin farklı değerlendirmeler yapılabilmektedir.

Bu nedenle her somut olayın kendi özellikleri içinde değerlendirilmesi gerekir.

VII. İspat

Hizmet tespiti davalarında ispat büyük önem taşımaktadır.

Başlıca deliller şunlardır:

  • Tanık beyanları,
  • Ücret bordroları,
  • Puantaj kayıtları,
  • İş yeri kayıtları,
  • Vergi kayıtları,
  • Belediye ruhsatları,
  • Ticaret Sicili kayıtları,
  • SGK denetim raporları,
  • Kamera kayıtları,
  • Elektronik giriş-çıkış kayıtları,
  • Banka kayıtları,
  • Yazılı belgeler.

Yargıtay, özellikle aynı dönemde iş yerinde çalışmış bordro tanıklarının beyanlarına önemli değer vermektedir.

VIII. Mahkemenin Araştırma Yükümlülüğü

Hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden hâkim, tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip resen araştırma ilkesi doğrultusunda gerekli gördüğü delilleri de toplamalıdır.

Mahkeme;

  • İş yerinin gerçekten faaliyet gösterip göstermediğini,
  • Çalışmanın niteliğini,
  • İşçinin görevini,
  • İş yerindeki diğer çalışanları,
  • Kurum kayıtlarını,
  • Vergi kayıtlarını

ayrıntılı şekilde araştırmalıdır.

IX. Hizmet Tespiti Davasının Sonuçları

Davacı bakımından;

  • Emeklilik prim gün sayısı artabilir.
  • Sigortalılık süresi düzeltilir.
  • Malullük ve yaşlılık aylığı bakımından hak kaybı önlenebilir.
  • Ölüm aylığı hakları korunabilir.
  • Sosyal güvenlik kayıtları gerçeğe uygun hâle gelir.

İşveren bakımından ise;

  • Prim borcu doğabilir.
  • İdari para cezaları uygulanabilir.
  • Gecikme cezası ve gecikme zammı tahakkuk ettirilebilir.
  • Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan diğer yaptırımlar gündeme gelebilir.

X. Yargıtay Uygulamasında Benimsenen İlkeler

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında;

  • Hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiği,
  • Re’sen araştırma ilkesinin uygulanması gerektiği,
  • Tanık anlatımlarının tek başına yeterli görülmeyip mümkün olduğunca yazılı delillerle desteklenmesi gerektiği,
  • Bordro tanıklarının beyanlarına öncelik verilmesi,
  • Sigortalılık hakkından vazgeçilemeyeceği

ilkeleri istikrarlı biçimde kabul edilmektedir.

Sonuç

Hizmet tespiti davaları, sigortalıların sosyal güvenlik haklarının korunması bakımından büyük önem taşımaktadır. İşverenlerin sigortalı bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle ortaya çıkan hak kayıpları, mahkeme kararıyla giderilebilmekte ve sigortalının çalışma süresi hukuken tespit edilmektedir. Kamu düzenini ilgilendiren bu davalarda mahkemelerin resen araştırma ilkesi doğrultusunda hareket etmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunludur. Sosyal güvenlik sisteminin etkin işlemesi, kayıt dışı istihdamın azaltılması ve çalışanların anayasal sosyal güvenlik hakkının korunması bakımından hizmet tespiti davaları önemli bir hukuki güvence oluşturmaktadır.

YAZAR BİLGİSİ