İşe iade davası ve tazminatları nedir?

İşe iade davası ve tazminatları nedir?

Belirsiz iş sözleşmesi ile çalışmaktayken, iş akdihaksız olarak feshedilen işçi, bu işyerinde en az 30 işçinin çalışıyor olması ve bu işçi de bu işyerinde en az 6 aydır çalışıyor olması kaydıyla işe iade davası açabilir.

İşe iade davası öncesinde diğer işçilik alacaklarında olduğu gibi önce arabuluculuk yoluna başvurulması zorunludur.

İşe iade davası bir tespit davasıdır. Bu davada işçinin iş akdinin feshinin geçersiz olduğu ve boşta geçen (4 ay) ücretinin ve işe iadenin mahkeme kararına rağmen işveren tarafından kabul edilmemesi halinde en az 4 aylık en fazla 8 aylık ücret üzerinden tazminatın tespiti istenir.

Davası kabul edilen işçi işe kabul edilmezse bu tazmainatları ile diğer tazminatlarını aayrı bir başvuru ve dava ile talep eder.

İşe kabul edilen işçi ise sadece 4 aylık boşta geçen ücretini alır. Bu 4 ayın sigorta primi de işveren tarafından ödenir.

İŞE İADE DAVASI KANUN MADDELERİ

4857 sayılı Kanunun 20. ve 21. maddelerinde şu şekilde açıklanmıştır.

Fesih bildirimine itiraz ve usulü
Madde 20 – (Değişik birinci fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk
faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş
mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.
Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
(Değişik üçüncü fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) Dava ivedilikle sonuçlandırılır.
Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir.
(İptal dördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/10/2005 tarihli ve E.:2003/66, K.:2005/72 sayılı Kararı ile.)
Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
Madde 21 – İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.
Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.
Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.
(Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada
düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler.

İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.
İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
(Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde;
a) İşe başlatma tarihini,
b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını,
c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını, belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.

İŞE İADE DAVASINA İLİŞKİN BİR EMSAL KARAR

9. Hukuk Dairesi         2016/19395 E.  ,  2020/3059 K.

“İçtihat Metni”


MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 21.11.2007 – 08.03.2012 tarihleri arasında müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasının müvekkili lehine sonuçlandığını ve Yargıtay 9. HD.’nin kararı ile kesinleştiğini, mahkeme ilamı uyarınca 18.11.2013 tarihinde işe iade başvurusu yaptığını, ancak davalı işveren tarafından işe başlatılmadığını, davacı işçiye davalı işveren tarafından işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücret alacağının eksik olarak hesaplanıp ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin feshi aşamasında kıdem ve İhbar tazminatlarının ödenmediğini, çalıştığı dönemdeki son ücretinin 1.500,00-TL olduğunu, ayrıca işyerinde yemek ve servis hizmetinin bulunduğunu, çalıştığı döneme ilişkin kullanmadığı yıllık izinlerine dair ücretinin ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücret alacağı farkı, işe başlatmama tazminatı farkı ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işe iade kararı sonrası yaptığı işe iade başvurusunu reddederek işçinin hak kazandığı bütün tazminatların kendisine ödendiğini, eksik bir ödemenin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının hizmet süresinin 4 yıl 3 ay 6 gün olup…. İş Mahkemesinin işe iadeye ilişkin 2012/219 E., 2012/806 K. sayılı ilamı gereğince tespit edilen 4 aylık çalışılmış gibi sayılan sürenin de eklenmesi ile toplam hizmet süresinin 4 yıl 7 ay 6 gün olduğu, tüm dosya kapsamına göre ; davacının talep edebileceği kıdem tazminatı , ihbar tazminatı, 4 aylık boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı ve yıllık izin ücretine ilişkin alacakları denetime elverişli bilirkişi Av Esra Yavuz’un 22/12/2015 tarihli raporu ile daha önce işverence yapılan ödemelere mahsup edilerek hesaplandığı, hesaplanan alacaklar da ödeme olgusu davalı yanca yazılı delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı HMK.’un 31. maddesinde, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddî veya hukukî açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir” kuralına yer verilmiştir. Bu kapsamda taraf dilekçesinde vakıadan bahsetmiş, bazı açıklamalarda bulunmuş olabilir. Ancak bu vakıalar, açıklamalar ve bulunulan talepler açık olmayabilir. Hakimin önüne gelen uyuşmazlığı çözmesi ve doğru karar verebilmesi için, tarafların ne dediklerini tam olarak öğrenip bilmesi gerekir. İddia ve savunmanın belirsiz veya çelişkili olması durumunda hâkime verilen bu yetki, hâkim (mahkeme) bakımından aynı zamanda bir ödevdir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde, davacının kesinleşen işe iade kararı üzerine süresi için işe iade başvurusu yapmasını takiben davalı işverenin, davacıyı işe başlatmamayı tercih ederek işçinin bir kısım işe başlatmama tazminatını ve boşta geçen süre ücreti alacağını ödediğini açıklayarak bu alacakların tahsilini talep etmiş, hükme esas alına raporda da ise 8.602,25 TL. miktarlı işe iade ödemesi yapıldığını gösteren dekonttan bahsedilmiştir.
Yine hüküm altına alınan 6 günlük izin alacağına ilişkin olarak davalı ödeme savunması yapıp bu savunmayı ispat için imzasız bordroyu dosyaya ibraz etmiştir.
Mahkemenin dava dilekçesinde bahsedilen işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine ilişkin kısmî ödemenin ne kadar olduğu, 8.602,25 TL. miktarlı işe iade ödemesi yapıldığını gösteren dekonttaki ödemenin yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa hangi kalemlere ilişkin olduğu, yine 6 günlük izin ödemesine ilişkin imzasız bordro karşılığının davacıya veya bankaya ödenip ödenmediği hususları araştırılıp açıklığa kavuşturmadan sonuca gitmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle; hakimin davayı aydınlatma ödevi yerine getirilmeden ve uyuşmazlık tereddütsüz çözüme kavuşturulmadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YAZAR BİLGİSİ