Aval için eşin rızası aranmaz


Avalin geçerli olabilmesi için eşin rızası aranmaz.
YARGITAY BAŞKANLIĞI
11. Hukuk Dairesi 2019/3480 E. , 2019/5889 K.
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/03/2019 tarih ve 2019/346 sayılı kararın Yargıtay’ca
incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde
verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor
dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup,
incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, 6098 sayılı TBK’nın 584/1’inci maddesinde eşlerden birinin ancak
diğer eşin yazılı rızası ile kefil olabileceğinin düzenlendiğini, avalin de kefalet hükmünde olduğunu, aynı
Kanunun 603’üncü maddesi uyarınca 584’üncü maddedeki düzenlemenin, avale de uygulanması
gerektiğini, ihtiyati hacze konu çekte aval veren müvekkili …’ın eşi …’ın yazılı rızasını almadan “
avalimdir” ibaresini çek üzerinde imzaladığını, bu sebeplerle muteriz …’ın verdiği avalin geçersiz
olduğunu ileri sürülerek müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili, İİK’nın 265’inci maddesinde gösterilmeyen sebeplerle itiraz
edilemeyeceğini, ileri sürülen hususların başka bir davaya konu olabileceğini, müvekkilinin sattığı beton
direklerinin karşılığında borçlu şirketten çek aldığını, kefalet için düzenlenen TBK’nın 581 ve devamı
maddelerinin kıyas yoluyla farklı bir müessese olan, kefaletin aksine imzalayanı asli borç altına sokan
ve TTK’da düzenlenen aval için uygulanamayacağını, bu sebeple avalde eşin yazılı rızasının
aranmayacağını savunarak itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kefaletin Türk Borçlar Yasası’nda, avalin
ise Türk Ticaret Yasası’nda düzenlendiği, farklı kurumlar olduğu, kefalete ilişkin hükümlerin kıyasen
avalde uygulanamayacağı, itiraza dayanak gösterilen yasa maddesinin de aval için değil kefalet için
düzenlendiği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş ve mahkemece önceki kararda
direnilmiştir. İtiraz eden borçlular vekilinin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2018 tarih,
2017/11-154 E., 2018/1807 K. sayılı ilamı ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiş,
mahkemece bozma ilamına uyularak ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın reddine karar verilmiş, Dairemizce bu
karar avalin geçerli olabilmesi için eşin rızası gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bu kez mahkemece
bozma kararına uyulmak suretiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de uyulan bozma kararınca
oluşan usuli kazanılmış hakkın istisnalarından birisi de sonradan çıkan İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
Bozma kararından sonra 20.04.2018 tarih, 2017/4 E. – 2018/5 K. ile Büyük Genel Kurulca avalin geçerli
olabilmesi için eşin rızasına gerek olmadığına karar verilmiş olduğundan itiraz reddine karar vermek
gerekirken kabülüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçeyle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz talebinin kabulü ile
yerel mahkeme hükmünün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği
halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
03/03/2021 14:48 Yargıtay Bilgi İşlem Merkezi Müdürlüğü Tarafından Oluşturulmuştur.






