Odalar korona kapsamında yasak koyabilir mi?

Son günlerde corona pandemi gerekçesiyle çeşitli odaların “aşısız olanların kahvehaneye giremeyeceği, aşısız olanlara ekmek satışı yapılmayacağı” gibi yasak ve kısıtlamalar koyduğu karar ve açıklamalarını duyuyoruz.
Peki, meslek odaları böyle bir hak ve yetkiye sahip mi? Kısaca bu konuya değineceğiz.
A) ODALARIN (YANİ MESLEK KURULUŞLARININ) GÖREV VE YETKİLERİ
Odalar, Anayasal meslek kuruluşlarıdır.
Anayasamızın 135. maddesinde; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir. ” denilmiştir.
Her mesleğe ait bir oda bulunmaktadır, diyebiliriz. Odalar sadece kendi mesleklerine ve meslek üyelerine yönelik kurulmuştur. Bu odaların kuruluş ve işlemlerini düzenleyen kanunlar da bulunmaktadır. Çiftçilerin Ziraat Odaları bulunmaktayken, esnaf ve sanatkarların Esnaf ve Sanatkar Odaları vardır.
Örneğin 5362 Sayılı “ESNAF VE SANATKÂRLAR MESLEK KURULUŞLARI KANUNU” bir çok odanın kuruluşuna esas olan Kanundur.
5362 Sayılı Kanunun 1. maddesinde de;
“Bu Kanunun amacı; esnaf ve sanatkârlar ile bunların yanlarında çalışanların meslekî ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmelerini ve meslekî eğitimlerini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak, meslek disiplini ve ahlâkını korumak ve bu maksatla kurulan tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğindeki esnaf ve sanatkârlar odaları ile bu odaların üst kuruluşu olan birlik, federasyon ve Konfederasyonun çalışma usûl ve esaslarını düzenlemektir. “denilmiştir.
GÖRÜLECEĞİ ÜZERE ODALARIN GÖREV VE YETKİLERİ SADECE MESLEK ÜYELERİNE VE MESLEK KURALLARINA İLİKİNDİR. ODALARIN SIRADAN BİR VATANDAŞ VE BU YERLERDEN MAL VE HİZMET ALAN TÜKETİCİLER ÜZERİNDE GÖREV VE YETKİSİ YOKTUR.
B) ODALARIN GÖREV VE YETKİSİ DIŞINDA ALDIĞI KARARLAR (YANİ YASAKLAR) YOK HÜKMÜNDEDİR.
Devlet, yasama, yargı ve yürütme fonksiyonlarından oluşur. Yasama fonksiyonu TBBM tarafından, yargı fonksiyonu Mahkemeler tarafından, yürütme fonksiyonu da Cumhurbaşkanlığı tarafından kullanılır. Bunların herbiri diğer yerine karar alamaz. Her biri sadece kendi alanında görev yapar, karar alır. Örneğin yasama Mahkeme yerine karar alamaz. Yürütme yasama yerine geçip kanun çıkaramaz. Aksi halde fonksiyon gasbı ortaya çıkar. Foksiyon gasbı buluna nişlem yok hükmündedir, geçersizdir.
Aynı şekilde, yürütme organı günümüzde Cumhurbaşkanlığı’dır. Yürütmenin nasıl karar alacağı, karar almaya görevli yerleri ilgili her Kanunda ayrı ayrı gösterilmiştir. Burada temel görev Cumhurbaşkanlığı’nındır.
Bir Kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararı ile yetki verilmedikçe hiç bir organ bu konuda karar alamaz, işlem yapamaz.
Yani yürütme organında, tarım konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı, sağlık konusunda Sağlık Bakanlığı, çevre konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işlem yapari karar alır. Yani biri diğeri yerine işlem yapamaz, karar alamaz.
Ayrıca, odalar yönünden bu konuya baktığımızda, odaların yani meslek kuruluşlarının bu devlet organları içinde sayılmadığı açıktır. Odaların devlet organları adına görev ve yetkisi yoktur.
Bu durumda, odalar yasak ve kısıtlama koyabilir mi?
Elbette hayır. Odalar yasak ve kısıtlama koyamaz.
Çünkü; yetkili olmayan kişi ya da idari makamlar tarafından alınan kararlar ve tesis edilen işlemler yetkisizlik yönüyle hukuka aykırıdır.
Yürütme fonksiyonuna dair tamamen yabancı bir yer tarafından alınan kararlar ve yapılan işlemler de yetki gaspı teşkil eder ve yok hükmündedir.
Yani, odalar vatandaşa ve tüketiciye uygulanmak üzere yasak ve kısıtlama koyamaz. Bu konuda herhangi bir yasak ve kısıtlama kararı alırsa, bu karar yok hükmünde olup geçersizdir.
C) YARGI KARARLARINA DA BAKARSAK ODALARIN CORONA KONUSUNDA YASAK VE KISITLAMA KARARI ALAMAYACAĞI AÇIKTIR.
İdari yargı alanında en üst yargı organı olan Danıştay’ın kararlarına da bakarsak odaların vatandaşa ve tüketiciye uygulanmak üzere yasak ve kısıtlama koyamacağı açıktır. Odalar böyle bir yasak ve kısıtlama kararı alırsa, bu karar yok hükmünde olup geçersizdir.
a) Danıştay 10. Daire 1996/9498 E. , 1998/5507 K.
“…. bankaların 2499 sayılı “Sermaye Piyasası Kanununda” yer alan işlemleri yapmaktan men edilmesi ancak kanun değişikliği ile olanaklı olup böyle bir işlemin “kurul” tarafından tesis edilmesi idare hukukunda “yetki gasbı” denilen sakatlık halini oluşturur.”
Bu karara göre, kanunla düzenlemesi gereken bir konuda Sermaye Piyasası Kurulu karar alamaz. Buna aksi yönde alınan karar yok hükmündedir, geçersizdir.
b) Danıştay 1. Dairesi’nin 2005/42 E., 2005/529 K. sayılı kararı
“…. karar vermeye yetkili merciin … Kaymakamı olması gerektiği anlaşıldığından ve Kanunda belirtilen makamlara bizzat kullanılmak üzere verilmiş münhasır yetkinin, üst makam da olsa başka bir makamca kullanılması mümkün bulunmadığından, bu husus gözetilmeden tesis edilen … Sulama Birliği Başkanı ve tahakkuk memuru vekili hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin İçişleri Bakanının 25.11.2004 günlü … sayılı kararının bu nedenle kaldırılmasına,….”
Bu karara göre, kaymakamın yetkili olduğu bir konuda Vali veya başka bir üst mercii karar veremez. Buna aksi yönde alınan karar yok hükmündedir, geçersizdir.
c) Danıştay 1. Daire 2007/493 E., 2007/662 K. sayılı kararı
“…. Üniversite personeli olan ve 2547 sayılı Yasanın 53 üncü maddesinin anılan hükmüne göre dekanlarla iştirak halinde suç işledikleri anlaşılan … ve … hakkında …Valisince 4483 sayılı Yasa hükümlerine göre ön inceleme yaptırılarak karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından, … Valisinin … günlü, … sayılı kısmen soruşturma izni verilmesine kısmen soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararının yetki gasbı nedeniyle yok hükmünde olduğuna,…”
Bu karara göre, üniversitede yetkili olan rektörün yerine valinin karare veremeyeceği açıktır. Buna aksi yönde alınan karar yok hükmündedir, geçersizdir.
d) Danıştay 8. Daire 2006/970 E. , 2006/2893 K.
“…. Görev süresi sona ermiş bulunan bir rektörün senatoyu toplantıya çağırma ve senatoya başkanlık etme yetkisi bulunmadığından Yasada belirlenen usul kurallarına uyulmaksızın toplanan senatoca alınan kararlar ağır ve açık yetki gasbı ile malul olacaktır. Bir başka anlatımla bu şekilde alınmış olan kararların hukuki geçerliği bulunmamakta, yok hükmünde olmaktadırlar. …”
Süresi dolan rektör karar veremez. Buna aksi yönde alınan karar yok hükmündedir, geçersizdir.
e) Görüldüğü üzere idari bir işlemin veya yasağın geçerli olabilmesi için bir çok kural ve kaide bulunmaktadır. Bunları çeşitli yönleriyle daha ayrıntılı şekilde ele almak da mümkündür.
Buna göre, odaların vatandaşa kahvehaneye girme yasağı koyması, ekmek satışı yasağı koyması mümkün değildir.
hukuk.name – özel



